12 yaşlarındayken bebekleri beslemenin en doğru yolunun emzirme olduğunu duymuştum.
O zamana kadar hiç emziren kadın görmemiş olsam da emzirmenin en doğru yol olduğu fikri aklıma yattı.
Ergenlik çağına gelip delikanlılarla ilişki kurmaya başladığımda erkeklerin göğüslere olan çekimlerini farkettim. Yirmili yaşların başındayken eğer günün birinde çocuk sahibi olursam (ki o zamanlar öksüz çocuk sayısının çokluğundan evlat edinmenin daha doğru olduğunu düşünüyordum)ilk 6 ay emzirmeye karar verdim. İlk 6 ayın en önemli dönem olduğunu okumuştum. Bu şekilde göğüslerim emzirmeden fazla etkilenmezlerdi. Şekillerini kaybetmelerini hiç istemiyordum. 6 aydan fazla emzirmenin göğüslerin sarkmasına neden olduğunu duymuştum. O zamanlar benim için hala en önemlisi göğüslerimin güzelliğiydi. 20’li yaşların sonuna doğru emzirmenin faydaları ve verdiği mutluluk üzerine o kadar çok şey duydum ki kararımı tekrar gözden geçirip bebeğim olursa bir sene emzirmeyi ve göğüslerimin güzelliğinden az da olsa ödün vermeyi göze aldım.
Şu anda ben 34, oğlum ise neredeyse 2.5 yaşında ve hala emziriyorum. Evet, oğlumun tercih ettiği göğüs ötekinden daha çok sarktı.
Peki fikrim nasıl değişti?
20’li yaşlarımın sonunda Avustralya’daki Byron Bay’i ziyaret ettim. Burada geçirdiğim dönem aklıma ve yüreğime işledi. Byron Bay ekolojik yaşam, doğal ebeveynlik, ve yeniçağ akımıyla ilgili tüm konularda Avustralya’nın ve hatta tüm dünyanın önde gelen yerlerinden biri olarak bilinir. Her yerde birbirinden güzel hamile kadınlar vardı. Hepsi uluorta emziriyordu. Çocuklar yalınayak ve özgürce yaşıyorlardı. Bu manzaralar bana derinden dokundu. Bu doğal özgürlük ve güzellik karşısında yüreğimin tam anlamıyla sıcacık olup gülümsediğini hissettim. Ayrıca bu dönemde, şimdi Kindred community olarak bilinen Byron Çocuk dergisiyle karşılaştım. Çocuk eğitimi konusunda sürekli araştıran bir sosyal pedagog olarak dergiyi ilgiyle okudum ve doğal doğum , emzirme, doğal ebeveynlik ve benzer konularda genel bilincin artmasına yönelik geniş kapsamlı bir dergi bulduğumu farkettim.
Bu dönemden sonra benzer konularda daha çok okumaya başladım. Hamile kaldığımda bebeğimi ikimizin de istekli olduğu sürece emzirmeye tüm kalbimle hazırdım. Bunun nedenleri ise anne sütünün müthiş besleyici gücü ve bebeğin sağlığına yaptığı katkılardı. Emzirmek her açıdan çok mantıklıydı:
- Anne sütü, bebeklerin günden güne değişen ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmıştır.
- Anne sütü, insan bebeği için dengelenmiş oranda temel yağ asitleri, protein ve diğer besleyici faktörler içerir.
- Anne sütünün enfeksiyon engelleyici özellikleri vardır ve antikor içerdiğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirir.
- Çocuklarda çeşitli alerjilerin ve orta kulak iltihabı (akut otit media), bronşit, gastroenterit, astım ve tip 1 diyabet gibi rahatsızlıkların gelişme riskini azaltır.
- Annede göğüs kanseri ihtimalini azaltır.
- Oksitosin hormonu (sevgi hormonu), emzirme esnasında salgılandığından annenin doğum sonrası depresyon yaşama riski azalır ve daha çok süt salgılanmasını sağlar.
- Bebekle sürekli fiziksel temasta bulunulmasını sağlayarak anne bebek arasındaki bağı güçlendirir.
- Hem daha hesaplıdır hem de hatalı üretilmiş bir bebek mamasına denk gelme ihtimaliniz ortadan kalkar.
Tüm bunları bilmek beni ‘yok anne sütü gibisi’ sloganının doğruluğuna ikna etti. Hazır bebek mamalarının gelişmekte olan bebeğimin ihtiyaçlarını karşılayabileceğine ise inancım azdı. Bu işi ancak kendimin yapabileceğini düşünüyordum.
Ancak bebeğim doğduğunda göğüslerimizin bebekleri beslemek üzere tasarlanmış olmasının emzirmenin kolay olacağı anlamına gelmediğini bizzat deneyimledim. Evet, bebeklerin emme ve bizim de emzirme güdülerimiz var ama yaşanabilecek bazı terslikler sonucu emzirme zor ve hatta oldukça acılı bir deneyime de dönüşebiliyor.
Oğlum doğduktan sonraki ilk üç gün herşey yolundaydı. Ancak üçüncü gece biriken süt göğüslerimi öyle kocaman yaptı ki oğlum göğüs ucunu doğru alamaz oldu. Göğüslerimin acısından değil fazla sütü pompalamak onlara dokunamıyordum bile. Allahtan doulam (doğum asistanım) gece 3’te başka bir doğumdan çıkıp imdadıma yetişti. Oğlumun göğsü doğru almasını sağladı. Oğlum birikmiş bunca sütü kendinden geçerek alabildiğine emdi. Ben de kendimi süper bir kadın gibi hissettim. Bedenimin bebeğim için böylesine mükemmel bir besin yaratıyor olması doğanın mucizeleri karşısında daha alçakgönüllü olmama neden oldu.
Aynı zamanda Doulaların (doğum asistanları), Ebelerin, ve Emzirme Danışmanlarının toplumumuzda ne derece önemli bir role sahip olduklarını ve annelerin umumi alanlarda emzirebilecekleri ve süt pompalayabilecekleri güvenli mekanlar oluşturulmasının önemini kavradım. Bu tip bir destek ve alt yapıyla anneler dünya çapında pek çok çocuk doktoru ve sağlık otoritelerinin önerdiği gibi bebeklerini başarıyla emzirebilirler.
Bugün emzirdiğim 2 yıla geri baktığımda bu deneyimin her anlamda bir mucize olduğunu söyleyebilirim. Arkadaşlarımın bana emzirmenin nasıl muhteşem bir his olduğunu söylediklerini hatırlıyorum. İlk 6 hafta doğrusu çok zor geldi (özellikle uykusuz kalmak… ki aslında uykusuzluk daha da uzun sürdü!). 6-12 ay devam edebilirsem kendimi şanslı sayacaktım. Ancak emzirme zamanla kolaylaştı ve bebekle anne arasında oluşan bağ, sevgi ve şefkat beklediğimin ötesinde bir boyuta ulaştı. Bebeğimi sadece şahsına özel hazırlanan, hep yanımda ve doğru ısıda olan bir besinle beslemenin dışında anne çocuk olarak aramızda gelişen bağın da derinleşip güçlendiğini hissettim. Bu kitaptan okunarak anlaşılacak değil ancak yaşanacak bir deneyim. Tüm tıbbi ve besleyici faktörleri değerlendirmek kolay olsa da bebeğinizle başlayan ve çocukluğuna da uzanan bu bağ duygusal boyutta gerçekleşiyor.
Umarım bu yazı bebeğinizi kendi seçtiğiniz süre boyunca emzirmeye sizi yüreklendirmiştir. Zorluklara her zaman çözüm bulunur. Bazen sütünüz azalsa ya da süt kanalları tıkanıp mastit yaşasanız da bunların bir çözümü vardır. Bu saydıklarımın hepsini bir kereden fazla yaşadım. Ebem, doulam ve diğer anne arkadaşlarımın bana önerdikleri homeopati ve şifalı bitkilerle tedavi yöntemleri için onlara minnettarım.
Emzirmeyle ilgili sorunların çözümü ve tedavisi için lütfen aşağıdaki makaleyi okuyun…
Oğlumun bu hassas ilk yıllarında kendimi tamamen ona adayabileceğim bir ortam yaratan eşime teşekkür ediyorum.
Kaynak: La Leche League International, emziren anneler için destek ve bilgi sitesi www.llli.org
damara-cocuk farklı seçenekler arayan ebeveynlere, doğal hamilelik, emzirme, doğal ebeveynlik, holistik tedaviler, organik ve sağlıklı beslenme ve ekolojik yaşam gibi konularda bilgi sunan aylık online dergidir.