Logo-tr

Doğal Ebeveynlik – Bir Anne Olarak En Önemli Keşfim

Zeynep Aksoy - Pazartesi 19. Aralık, 2011

Big_getattachment-1-200x300

Minicik bebeğim ağladığında kucağıma almamak, mantık dışı geliyor. Bir bebek ne anlar ki psikolojik oyunlardan? Onun tek tanıdığı hisler, emniyette miyim, yoksa emniyetsiz mi? Dr. Spock adında bir bebek uzmanı sağolsun, 70′lerde yetişen hepimiz güvensiz büyüdük; çünkü o zaman bebek yetiştirme modası ‘kucağına alma, ağlasın’ idi. Gergin bebekler, anneleri onları sevsin diye ağlarken beşiklerde hatta tek başlarına kocaman odalarda bırakıldılar. Ve bak dünyanın haline! Neyse ki bu moda artık değişti ve çok daha insancıl yetiştirme tarzları var.

Arjuna doğmadan önce Feride Gürsoy bana 15 kadar kitap yolladı. Kendisi bebeği İda’nın doğumundan önce 80 kadar kitap okumuş, aralarından seçtiklerine göz atma şansım oldu. Annelik ne zaman başlarmış, nasıl şiddet olmadan doğum olurmuş gibi ilginç konular hakkında fikir sahibi oldum. Bu bilgiler hem annelik sürecimde kendime olan güvenimi arttırdı, hem de artık bebek geleceği zaman korkularımı azalttı. Kendi doğumum, isteklerime rağmen sezaryen oldu, ama yine de mümkün olduğu kadar az şiddet olmasını Amerikan Hastanesinde sağladık. Sanırım bilinçli ve farkındalıkla yaklaşmam da süreci daha az stresli kıldı. Doğumdan sonra mümkün olduğu kadar az müdahele ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde bizimle birlikte olmasını sağladık. Mesela Hepatit aşısının olmasını önledik, yıkanmadı, K vitamini aşısı olmadı ve ağızdan Vit K verdik. Bütün bu bilgileri edinebilmiştim.

Asıl Feride’nin yolladığı kitaplardan anladığım bir şey çok etkiledi- attachment parenting*, yani bağlılık yaratacak şekilde bir çocuk bakma ve yetiştirme. Bu ne demek? İlk aylarda bebek, rahimden çıkmamış gibi hissetsin. Dokunma ve kucaklama hiç eksik olmasın, hep annesinin kokusunu alsın. Sonraki aylarda da bebek ağlatılmadan hep anne ya da babanın yakınında olsun ve güvende olduğunu hissetsin. Bunun sonucunda çocuk, ‘hayatta kalmak’tan öte tam potansiyeline varabiliyormuş. Yani, güvende olan çocuğun karakteri yeşeriyor, ortaya çıkıyor, daha çok öğreniyor ve çabuk gelişiyor. En önemlisi, kendiliğinden, daha erken evden rahatça ayrılıyor. Bağlılıkla büyüyen çocuk, daha özgür oluyor. Gel bunu anneanneme anlat. Telefonda sürekli ‘fazla kucağa alıştırma hiç inmez’, temizlikçimizden ‘çok şımarttınız’ gibi sözler eksik olmuyor. Bu tavırla yetişen çocuklara bakınca illa ‘bırak ağlasın’ tekniğinin çok işe yaradığını düşünmüyorum! Sağlıklı olarak algıladığım ailelerde dikkat ediyorum ki çocuk ve anne arasında alıp-vermemezlik yok, derin bir iletişim var ve çocuk tatmin.

‘Attachment parenting’ tarzı, yani bağlılık yaratarak çocuk bakma ve yetiştirme tarzını okuduğum andan itibaren doğru ve doğal geldi. Günümüzün Dr. Spock’ı olan Dr. Sears’ların ‘The Baby Book’unu tavsiye ederim. Onlar günümüzün uzmanları ve çok farklı şeyler söylüyorlar. Onların kitabına göre bağlılıkla yetiştirmek için altı önemli adım: çok kısa anlatıyorum, dahası için devasa kitaplarını satın alabilirsiniz.

1. ‘Birth Bonding’, yani doğumda bağlılık. Mümkün olduğu kadar doğal ve stressiz bir doğum olmalı. Arjuna, ben anastezi altındayken babası David’in yanına verildi. Zaten babasını hamilelik sırasında sesinden tanımıştı. Hemşire yerine babası ile ilk 40 dakikasını parmağını emerek geçirdi. Bizim  yapabileceğimizin en iyisi buydu. Sonra benimle hemen emzirerek bağ kurdu. Kucağımdaydı hep ve akşamları hastanede yanımda uyudu, bebek odasında değil.

2. Bebeğinizin isteklerine hemen tepki verin.  Bebeğiniz ağlarsa kucağınıza alın! Çok basit. Ağladı diye kucağa almamak, ceza vermek yanlış. Onlar cezadan anlamıyorlar, sadece kendine güvenleri yıkılıyor. Kucağa almayınca bebek sessizleşebilir ancak aynı zamanda dünya ve çevre ile güveni de sarsılmış olur. Ne zaman süt istiyor, ne zaman uykusu geldi- bunları anlamak zor ve annede stres yaratabilir. Rahatlayın! Bebekler aslında sizi okuyorlar ve annelerinde bağlılık yaratan hareketler ve sesler çıkarmaya başlıyorlar.

3. Mümkünse emzirin.

4. Hep yanınızda, kucakta tasıyın. Hem bebeğe iyi gelir, hem sizin için hayat kolaylaşır. Bebek taşıyıcı eşarp gibi şeylere bağlayarak taşıyabileceğiniz bebek, hep sizinle olsun. Bu yakınlık, bebeğin öğrenmesine yol açıyor ve siz evde kalmak zorunda kalmıyorsunuz, siz nereye giderseniz bebek de geliyor. İnsanlar bebekleriyle beş dakika oynayıp sonra ‘yerine’ yani beşiğe koyuyorlar. Tam tersi, sadece uyurken ya da anne kendi ihtiyaçlarını görürken bebek beşiğe bırakılmalı.

5. Yakında ya da birlikte uyuyun.  Birlikte ya da aynı odada uyuyunca herkes daha mutlu oluyor. Anne ve baba uyanıp başka odada emzirmek zorunda kalmıyorlar, emzirme çabucak fazla uyanmadan gerçekleşiyor. Birlikte uyuyan bebeklerde daha az beşikte ölüm oluyor. Bebekler anne ve babanın nefesini hissederek daha rahat uyuyorlar.

6. Sınırları ayarlayın. Anne ve baba mutlu olunca, bebek de mutlu. Mesela ‘duş alacak vaktim yok’ diyen bir anne bilmiyor ki ancak anne mutlu ve sağlılıklı olursa bebek de mutlu olur. Bağlılık yaratmak demek değil ki her an bebeğin isteğini tatmin edin. Kendinize de bakmanız önemli.

7. Bakıcılara dikkat! Herkes size tavsiye verecek. ‘Kucağına alma’, ‘şımartma’ gibi. Eğer bebeğiniz ile aranızda mesafe olursa, bebek güven kaybediyor. Bağlılık yaratmak, duyarlı olmanızı gerektirir. Oysa bebeği bir teknikle eğitmek aslında duyarsız bir yöntem.  Eğitim tekniği kullanan anneler de zamanla kendilerine olan güveni kaybedebilirler. Herhangi bir teknik uygulamadan önce iç güdülerinizi dinleyin. Bebeğiniz ile bağ kurun. Bağ kurulduktan sonra da işe yarayan teknikleri uygulamaya devam edin, işe yaramayan teknikleri bir kenara bırakın. İşte bu şekilde hem sizin hem de bebeğiniz için en iyisi olur.

Dr. Sears’ların önerileri yogayı hatırlatmıyor değil… ‘kendine güven’, ‘iç sesini dinle’, ‘duyarlı ol’, ‘teknik peşinde koşma’.

Çocuk yapmadan önce yoga ve farklı çalışmalar yaptığım için çok mutluyum, yoksa belki aciz hissedip başkalarının bebeğime bakmasını isterdim. Kendime güvenmezdim. Geç, 38 yaşında, anne olduğum için de memnunum. Bu kadar sene sürdü ‘iç ses’ nedir öğrenmek. Bağlılık yaratarak bebek bakmak çok zevkli! Belirli bir saatte yiyecek, belirli saatte muhakkak uyuyacak stresi olmadan çocuk yetiştirmek,  çok daha spontane ve rahat anne ve baba olmamızı sağlıyor. Hamile olan bayanlara Sears’ın ‘The Baby Book’ ve ‘The Pregnancy Book’ kitaplarını tavsiye ederim.

*‘Attachment parenting’ terimi için Türkçe’de yaygın olarak ‘Doğal ebeveynlik’ kullanılıyor.

Twitter-tr
Medium_big_zeynep_aksoy

Zeynep Aksoy

Zeynep Aksoy, emziren bir anne, yoga eğitmeni, aile dizimi uygulayıcısı ve Cihangir Yoga’nın kurucularındandır. David ve 3 yaşındaki oğulları Arjuna ile İstanbul’da yaşıyor.



yorumlar yaz +

 

yorumlar ( 0 )

damara-cocuk farklı seçenekler arayan ebeveynlere, doğal hamilelik, emzirme, doğal ebeveynlik, holistik tedaviler, organik ve sağlıklı beslenme ve ekolojik yaşam gibi konularda bilgi sunan aylık online dergidir.