Bebeğinizi hastaneden eve getirdiğiniz gün çok önemlidir. Arabanın içinde uyuyakalmıştır ve siz onu odasına taşırsınız. Yeni boyanmış, içinde güzel yeni bir beşik ve gece beslenmesi için sallanan sandalye olan bir odadır burası. Onu dikkatlice yatağına koyar, rahat bir nefes alırsınız. Büyük bir gün olmuştur ve bir fincan çayı haketmişsinizdir. Gözleri hafifçe açılır. Siz kapıya varana kadar sızlanmaya ve daha su ısıtıcısını çalıştırmadan ağlamaya başlar. Onu yatağından alırsınız. Acıkmış olabilir mi? Siz onu emzirirken uykuya dalar ve sahne tekrarlanır. Neler olduğunu anlayamazsınız. Acaba onu yeterince sarmadınız mı? (Ama o zaman da ani bebek ölümü sendromu aklınıza gelir.) Belki de gazını gerektiği gibi çıkarmadınız. Yoksa yanlış bir süt mü verdiniz? Ya da fazla mı geldi süt, yoksa yeterli değil mi sütünüz?
Daha birkaç gün geçmeden sizi önceden uyardıkları gibi,her ağladığında kucaklayarak onu şımartıyor olabileceğinizden endişelenmeye başlarsınız. Fakat onu kucağınıza hemen almazsanız, sakinleşmesi için bütün gece, saatler boyunca volta atmanız gerekir. Oysa tek ihtiyacınız biraz huzur ve sessizliktir. Eşiniz diğer odada uyumaktadır çünkü yeniden işe başlamış ve uykuya ihtiyacı vardır. Bebeğiniz sürekli emmek ister ama daha dün yıkanan çamaşırlar bile makinededir.
Ancak daha birkaç hafta geçmeden ev işlerinde ustalaşmaya başladığınızı farkedersiniz. En azından artık tek elle su ısıtıcısını çalıştırabilirsiniz. Sallanan sandalyede geçirdiğiniz vakitler huzur dolu ve giderek daha tadına doyulmaz olur. Sadece siz ve bebeğiniz. Sütten sarhoş bir halde uykuya dalarken yüzünde beliren o mutluluk ifadesi Bunlar onu emzirerek uyutmanın tehlikelerini görmezden gelmenize sebep olur. Hatta hiç kimseye söylemeden onu birkaç kez yatağınıza aldınız ve böylece siz de biraz uyuyabildiniz. Sizi bunlara karşı uyaran ebeveynlik kılavuzunuz yatağın altında bir yerlerde tozlanmakta.
Artık bir mağarada yaşamasanız da taş devri ebeveynlik bilgeliğini hatırlamaya başladınız.
İnsanlığın başından beri bebeklerimizi bu şekilde yetiştirdik. Her seferinde de işe yaradı. Bebekler ve anneler, hormonal, fizyolojik ve gelişimsel olarak buna göre uyumlanmışlardır. Biz annelerimizin yokluğunda yuvalarımızda, deliklerimizde saklanıp onlardan uzun süre ayrı kalabilecek şekilde tasarlanmış türlerden değiliz. Bu tür hayvanlar ağlamazlar (aksi takdirde yırtıcıların ilgisini çekerler) ve annelerinin sütü yavrularına uzun ayrılıklarda yetecek yüksek protein ve yağ içerir. Biz tıpkı taş devri atalarımız gibi bebeklerini taşıyan ve sürekli emziren memelilere her açıdan daha yakınız. Bebeklerimiz de gerek kucakta taşınmak, sık sık emzirilmek gerekse bağrımıza sokulup uyumak istediklerinde ağlayarak bu gerçeği bize hatırlatırlar.
Aslında Batılı olmayan kültürlerde, bebeği sürekli taşımak (özellikle bu iş için tasarlanmış askılar ve taşıyıcılar aracılığıyla), sık ve uzun uzun emzirmek ve bebeklerle uyumak normal karşılanır. Bizim kültürümüzde de 150 yıl önce durum buydu. Amerikalı çocuk doktoru ve yazar Dr. William Sears, bebeklerin bu şekilde bakımı ve sonuçlarını açıklayan "doğal ebeveynlik" ifadesini kullanan ilk kişidir. Bağlanmak, bir bebek için güvenlik ve sevgi anlamına gelir. Doğal ebeveynlikte bebeklerimizin bize verdikleri mesajlara güveniriz ve onlar sakinleşene kadar ihtiyaçlarına kulak veririz.
Şımartma iddialarının aksine, araştırmalar, ağladığında hemen kucaklanan bebeklerin daha tatmin büyüdüklerini ve büyüdükçe daha az ağladıklarını ortaya koyuyor.
Küçük bebeciklere tamamen yabancı olan bireysellik ve bağımsızlık gibi fikirlere takıntılı toplumumuzda, bebeğinizle daha en baştan sağlam bir bağ kurmanın ileriki yıllarda ona duygusal güven ve bağımsızlık sağlayacağını bilmek içinizi rahatlatsın.
Ve o yıllar, siz sabahın dördünde bebeğinizi tekrar besleyip uyutmaya çalışırken uzak görünse de, aslında hayal ettiğinizden daha çabuk gelir.
Bağlanma bilimi hakkında detaylı bilgi için, Duyarlı Doğum, Duyarlı Annelik: Bir Doğal Doğum ve Erken Ebeveynlik Döneminde Duyarlı Seçimler için bir Doktorun Rehberi (Sarah J Buckley MD, Kutsal Sanatlar 2009) adlı kitabın "Sevgi, Bağlanma ve Bebeğinizin Beyni" başlıklı 11. bölüme bakınız. [GBGM sayfaya link]
Çok yakında yayınlanacak yeni Doğal Ebeveynlik sesli e-kitap için www.sarahbuckley.com adresine göz atın!
Referanslar
1. McClure V. Ağlamak - Sizin için iyi, bebek için iyi. Mothering dergisi 1996 ; 84:22-30.
2. Thevenin T. Aile Yatağı Desteği. Mothering dergisi 1996 ; 84:69-72.
3. Thevenin T. Aile Yatağı. Perigree Trade, 2002.
4. Sears W, Sears M. Bebek Kitabı: Doğumdan İki Yaşa Kadar. Boston: Little, Brown and Company, 2003.
5. Bell SM, Ainsworth MD. Bebek ağlaması ve annelik cevap verme yetisi. Child Dev 1972; 43 (4) :1171-90.
damara-cocuk farklı seçenekler arayan ebeveynlere, doğal hamilelik, emzirme, doğal ebeveynlik, holistik tedaviler, organik ve sağlıklı beslenme ve ekolojik yaşam gibi konularda bilgi sunan aylık online dergidir.